k a l e i d o s c o p e
Yazdıklarım: Link Verenler:


silgihanim@gmail.com


Merhaba.

Bugün Özgün'ün evinde ne kadar uzun zamandır hissetmediğim kadar evimde hissetmemin nedenini, Merve'yle oradan çıktıktan iki dakika sonra fark ettim. "Bu taraftan gidelim mi?" dedim. Gittik. Beş dakika filan yürüyüp sola döndük. Bir dakika kadar düz gittik. Sonra yine sola döndük. Elma Market'i yine değiştirmişler, sevgilim. A-101 gibi bir şey olmuş. Cengo Tekel duruyor, yılbaşı ışıkları biz gittiğimizden beri hiç kaldırılmamış gibi geldiyse de başta, sonradan fark ettim yeni bir yılbaşına az kaldığını. Kafamı kaldırdım, köpekli amcaların ışıkları kapalı. Gay'ler camda değil. Askılı tişörtlü kız kesin çoktan uyumuştur. Cihat zaten taşınmıştı, biliyorsun. Beni, Özgün'ün on dakika yürüme mesafesindeki yuvasında bile bu kadar evimde hissettiren şeyin, eskiden bizim olan evin pencerelerine şimdilerde asılmış olan koyu yeşil jaluziler olmadığı aşikardı. Bir kaç adım attık, "Acaba hâlâ duruyor mudur?" dedi Merve. "Duruyordur." dedim içimden. "Yok canım, daha neler." dedim, dışımdan. Baktık, duruyormuş. Nasılsevindim. Boyner kartım varmış kullanmadığım, tarihi geçmiş sanma ha, 11/11 yazıyordu; onunla kanırttık biraz. Bir tane de Telekom'un telefon kartı çıktı cüzdanımdan. Merve, "İçinde para var mı?" dedi. "Ne bileyim?" dedim. Bir ucundan Boyner kartımla, diğer ucundan telefon kartıyla uğraştık. Çıkaramadık. Bir yandan da bizim evimizde oturan yabancıları uyandırırız diye korktum. Hemen korkarım bilirsin. Sonra aklıma geldi, fotoğrafını çektik. Aslında bir tane de benim kafamı ampul gibi dibine soktuğum fotoğraf var, ama onu söylemem. Şimdi televizyonda My Name is Earl'deki bıyıklı adamın bıyıksız oynadığı bir dizi var. Ben hep seni düşünüyorum.

silgi @ Cuma, Kasım 12, 2010 -


silgi. mazi linkler iletişim şansal last.fm arama